Çocuklar cami sokağında oynuyorlardı, peygamberi görür görmez ona doğru koşmaya başladılar, etrafını sardılar ve onların oyununa katılmasını istediler.
Çocuklar peygamberin ne kadar şefkatli ve sevgi dolu birisi olduğunu biliyorlardı, defalarca Hasan’la Hüseyin’i omzuna alıp onlarla oynadığını görmüşlerdi. Ama peygamber namaza yetişmeliydi, insanlar camide saf tutmuş namaz için peygamberin gelmesini bekliyorlardı.
Peygamber bir yandan camiye gitmek istiyor diğer yandan da karşısındaki bu masum bakışları üzmek istemiyordu.
Camideki sahabeler peygamberin geciktiğini görünce endişelenmeğe başladılar, hemen bir grup sahabe olanı biteni öğrenmek için yola koyuldu ama caminin dışına çıkar çıkmaz hemen yan sokakta resulullah’ı çocuklarla oynarken gören sahabeler gözlerine inanamadılar. Peygamber bir deve gibi çocukları sırtına bindirmiş onları eğlendiriyordu.
Sahabeler: Ya Resulullah insanlar camide namaz için sizi bekliyorlar.
Peygamber: Çocuklar devenizi kaça satarsınız?
Çocuklar: Birkaç ceviz olabilir.
Peygamber: Duydunuz, şimdi gidin de birkaç ceviz getirip beni satın alın.
Bilal hemen koşarak gidip birkaç ceviz getirdi ve çocuklara verdi. Çocukların yüzündeki gülümsemeyi bozmadan artık namaza gidebilirdi Allahın elçisi.