Kadının biri, cömertliği ile tanınan yaşlı bir bilgenin yanına gidip, o şehirde kendisinden daha fakir bir insanın bulunmadığını söyleyerek yardım istemiş. Bilge adam, kadının kucağındaki bebeğin bir ipeği andıran yanaklarını okşayıp öptükten sonra:
- Demek fakirsin, demiş. Ama, karşılıksız yardım yapmak adetim değil. Eğer yardım istiyorsan, çocuğun parmağını satman gerekir.
Kadın önce deli zannetmiş onu. Daha sonra da, kötü bir şaka yaptığını...Ama adam ciddi görünüyormuş. Kadına bir kese altın uzatıp:
- Ayak parmağı da olsa fark etmez, diye devam etmiş. Zaten cerrah olduğumdan ona acı çektirmem.
Kadın, bütün kanını donduran bu teklif üzerine kaçmayı düşünürken, adam:
- Herhalde buna da razı değilsin, demiş.O zaman bir tırnağını sökeyim. Bir kaç hafta sonra yenisi çıkar.
Kadın bu ruh hastasına dayanamamış. Ve oradan koşarak uzaklaşırken, adam onun arkasından:
- Nasıl bir fakir olduğunu anlayamadım! diye bağırmış. Kucağındaki hazinenin tırnak kadar bir parçasını, bir kese altına değişmiyorsun.
Cüneyd Suavi (Hayatın İçinden 2)Zafer Yayınları