ÜYE GİRİŞİ

Kullanici Adi

 
Sifre  

Üye Olun | Sifremi Unuttum

 
Maymun Peri
 
 
Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.Gökten üç elma düştü biri bana, biri sana, biri kısmetine inananlara....

25/03/2009

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde güzel ülkelerden birinde, bir padişah yaşarmış üç erkek evladıyla birlikte. Evlatları büyümüş, yakışıklı birer delikanlı olmuş yıllar geçince. Derken, padişah oğullarının mürüvvetini görmek istemiş:

   “-Hadi evlatlar, buyurun evlenin” demiş. Demiş de, üç delikanlı, evlenecek kız görememiş çevrelerinde.

   “-Hani padişah babamız, kısmetimiz nerede?” diye sormuşlar, evlenecek kimsecikler bulamayacakları endişesiyle.

   Padişah bu, bütün düğümleri çözmek onun görevi. Düşünmüş nerede, nasıl bulabilir evlatlarının kısmetini. Sonunda karar vermiş, üçünü de çağırtmış yanına. Birer ok ile yay uzatmış onlara:

   “-Atın bu okları. Okunuz kimin avlusuna düşerse, size o adamın kızını alacagım” demiş.

   Delikanlılar arasında bir heyecan rüzgari esmiş. Ama delikanlı değiller mi? Yayı gererken elleri titrer mi?…Titrememiş tabii.

   İlk atışı büyük oğlan yapmış. Oku bir atmış, pir atmış. Ok gitmiş gitmiş vezirin evinin avlusuna düşmüş. Padişah hemen vezire adamlarını göndermiş, kızını istetmiş. Vezirin kızı pek güzelmiş. Güzel olduğu kadar elinden iş de gelirmiş. Kırk gün kırk gece süren düğün dernek ile büyük oğlan ile vezirin kızı, mutlu mesut dünya evine girmiş.

   Derken sıra ortanca oğlana gelmiş. Ortanca oğlan da okunu atmış. Ok yaydan bir fırlamış, kaşla göz arasında vekilin evinin avlusunu boylamış. Padişah hemen oraya da adamlarını salmış. Vekilin kızı da alınmış. Vekilin kızı da vezirin kızını aratmıyormuş hani. O kapkara ceylan bakışlı gözleri, o kapkara kıvrım kıvrım zülüfleri. Bir bakan bir daha dönüp bakar, bakışları çok can yakarmış. Kırk gün kırk gece düğün dernek,ortanca oğlan ve vekilin kızı için de yapılmış, düğünün güzelliği de dillerde yankılanmış.

   Sonunda sıra küçük oğlana gelmiş. Küçük oğlan almış okunu, şöyle güzelce germiş yayını. Gerilen yayı değil, gönül teliymiş sanki. Tam bırakacak, oku, kaçıp kısmetini bulacak, güneş bulutların arasından başını uzatmış, küçük oğlanın gözünü almış. Oğlan bir an ne olduğunu anlamamış, gözleri kamaşmış, tam o sırada ok yaydan kurtulmuş, almış başını, taa ormana doğru fırlamış. Sonra ağaçların arasına düşmüş kalmış. Küçük oğlan hemen ormana koşmuş, okunu bir maymunun elinde bulmuş.

   Maymun bir yandan oku kemiriyor, bir yandan da küçük oğlana gülümsüyormuş.

   Tam o sırada büyük ve ortanca oğlanlar gelmişler kardeşlerinin peşi sıra. Bir maymun görüverince karşılarında, gülmeye başlamışlar. Bu maymun senin kısmetin, bu maymunla evlenmek zorundasın diye, kardeşlerini maymunla evlenmek zorunda bırakmışlar. Küçük oğlan kimselere gösterememiş eşini. Ormanda maymunla birlikte yaşamaya başlamış. Ama ağabeyleri rahat durmamış:

   “-Babamız evinize gelmek istiyor” diye küçük oğlanı kandırmış. Bunu duyan küçük oğlan, karısı maymunun yanına varmış:

   “-Babam evimize gelmek istiyormuş, ne yapacagız?” diye dert yanmış. Maymun hiç telaşlanmamış:

   “-Babana, istediğin adamlarını al ve filan dağa git de” demiş.

   Padişah, söylenen dağa gitmiş. Beraberinde adamlarını da getirmiş. Bir de bakmışlar dağda, her birinin atı için bir altın kazık çakılı. Yemek vakti sofra ise, kurulabilecek bütün sofralardan farklı. Yemekler altın tabaklarda, altın çatallar kaşıklar yanlarında. Böyle yemek yemek pek de keyifliymiş ya, yemek bittikten sonra da herkesin yediği tabak, atını bağladığı kazık kendine kalınca keyifler katlanmış, ağabeyler şaşırmış.

   “-O zaman” demişler “babamızın, eşlerimizi de çağırmasını isteyelim. Maymun geldiğinde biraz gülelim.”

   Gerçekten de çok geçmemiş, padişah ogullarını eşleriyle birlikte saraya davet etmiş. Küçük oğlanın paçaları tutuşmuş bu davet karşısında. Yine soluğu almış maymun karısının yanında:

   “-Şimdi ne yapacagız, babam çagırıyor” demiş Maymun sonunda beklediği gün geldiği için heyecanlı ama görünüşte oldukça sogukkanlı, kocasının, misafir ağırladıkları dağa çıkıp “Gülnar” diye bagırmasını istemiş.

   Küçük oğlan, denileni yapmoş; Gülnar” diye bagırmış. Karşısına öyle bir peri çıkmış ki, dayanamamış, bayılmış. Bir süre sonra ayılınca peri:

   “-Ben senin karın Gülnar’ım” deyip postunu oğlana vermiş sonra devam etmiş:

   “Yıllardır bu postu çıkarmak için senin gibi bir şehzade ile evlenmeyi ve padişahın sarayına davet edilmeyi bekliyordum. Hadi gidelim. Ama bu postuma sahip ol. Onu sakın çaldırma. Çaldırırsan beni bulamazsın.” demiş.

   Saraya gitmişler, Padişahın huzuruna gelmişler. Padişah, ağabey, ağabeylerinin karıları, görüverince küçük oğlanın eşsiz benzersiz karısını, düşüp bayılmışlar. Ayıldıklarında, yiyip içip eğlenmişler. Karısının postunu sıkı sıkı saklayan küçük oğlan ile eşsiz benzersiz güzellikteki maymun perinin kırk gün kırk gece süren düğünleri yapılmış.

   Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.Gökten üç elma düştü biri bana, biri sana, biri kısmetine inananlara....

 

1167

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

05/11/2009 - 12:44

Öyleyse Mutlu Olmalıyız

05/11/2009 - 12:39

Kelebeğin hikayesi

05/11/2009 - 12:35

Baba ve Oğlu

24/10/2009 - 18:17

Üç bin akçe değerinde öğüt

24/10/2009 - 18:05

PARMAK ÇOCUK

20/10/2009 - 16:26

Birazdan Kıyamet Başlıyacak

16/10/2009 - 04:03

Bostan ve Gülistandan

15/10/2009 - 23:01

Kılıç sapını kesebilir mi?

12/09/2009 - 13:15

Minik Serçe

10/09/2009 - 13:41

Sihirli Çakmak

10/09/2009 - 13:35

Fareli Köyün Kavalcısı

25/03/2009 - 20:44

Tek Ayaklı Kurşun Asker

25/03/2009 - 20:40

Maymun Peri

25/02/2009 - 14:22

Parmak Çocuk

05/01/2009 - 18:51

Küçük Deniz Kızı

05/01/2009 - 18:48

Kül Kedisi

31/12/2008 - 15:03

Kırmızı Başlıklı Kız

31/12/2008 - 14:56

Küçük Tırtıl

31/12/2008 - 14:41

Uyuyan Güzel

31/12/2008 - 14:38

Meşe Ağacı ile Çoban

31/12/2008 - 14:32

Güzel ve Çirkin

31/12/2008 - 07:46

Çizmeli Kedi

30/12/2008 - 21:39

Sihirli Fasülye

30/12/2008 - 21:37

Çirkin Ördek

30/12/2008 - 21:32

Yedi Kargalar

30/12/2008 - 21:27

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler

kraloyun
Beyzacocuk.net © 2009
Sitedeki resim, yazı ve haberlerin tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.