Antep'te 23. Sınır Jandarma tugayı, 1989'da bir Kara Kuvvetleri Tugayı olarak hizmet verecekti. Bu sırada Jandarma personeli gidip, Karacı personel geldiğinden, asker ve asteğmenlerden başka kimse kimseyi daha tanımıyordu. Bu karışıklıkta Havan Bölüğünden Hüdayi adında bir erin babasının vefat ettiğine dair telgraf gelmişti. Bölük komutanı Samsunlu Asteğmen, Temel'i çağırarak bu ere acı haberi uygun bir şekilde vermesini istemiş ve eklemişti:
- Bak Temel, her ikiniz de sivil sayılırsınız, birbirinizi iyi anlarsınız. Uygun şekilde anlatırsın.
Temel görevi alıp saf düzeninde beklemekte olan bölüğünün karşısına geçmiş ve konuşmaya başlamıştı;
- Oğlum Hüdayi, baban ölmüş, sakın üzülme aslanım, tamam mı? Bu doğanın bir kanunudur; canlılar doğarlar, yaşarlar ve günü gelince de ölürler. Senin baban da bir canlı idi; doğdu, yaşadı ve öldü. Bunda üzülecek ne var ki, değil mi? Sonra da parmak işaretiyle bölüğe hareket emri verdi.
Zavallı er perişan bir şekilde, iki arkadaşının koluna girerek eğitim alanına kadar gidebilmişti.
Ne gariptir ki, bu ere on beş gün sonra çekilen bir telgrafta bu defa da annesinin vefatı bildirilmişti. Bölük komutanı yine Temel'i çağırmış ve ona önceki görevi vermişti, fakat hatırlatmadan da geçmemişti:
- Bak Temel, daha önce sana bu işi vermiştim, ama pişman olmadım diyemem. Bu defa aynısını yapma, tamam mı?
Temel de işin farkındadır, demişti ki:
- Evet komutanım, yaptığım gerçekten yanlıştı, sonra ben de anladım.
Temel yine geldi, bölük yine bir hizada... Ancak bu defa taktik değişik olacağı için, bölüğün karşısına değil, yan tarafına geçerek ve emrini vermişti:
- Bu bölükte babası ölmüş olanlar, bölüğün bir adım önüne çıksınlar!
Potin sesleri arasında emir yerine getirilirken; tabii ki aralarında Hüdayi de vardır. Ardından ikinci emir gelmiştir:
- Bu babası ölmüş olanlar içinde annesi de ölmüş olanlar, bir adım daha öne çıksınlar!..
Babasını kaybetmişler içinden bir iki er öne çıktı, ancak hiçbir şeyden haberi olmayan Hüdayi "babası ölmüş olanlar" arasında kalmıştı. Temel tam onun karşısına geçmiş ve işaret parmağı ile "bir adım daha öne geçmesini" işaret etmişti.
Böylece Temel ona; "Annesinin de ölmüş olduğunu" komutla anlatmış oldu.
Kaynaklar: Tarihi Öyküler(Ebubekir Subaşı)-Timaş Yay.
Hazırlayan: KuTuL KuLuB/ www.hikayearsivi.net