ÜYE GİRİŞİ

Kullanici Adi

 
Sifre  

Üye Olun | Sifremi Unuttum

 
 
Kelebeğin hikayesi
 
 
Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir çocuk, kenara oturduğu otlardan birinin dalında , küçük bir kozanın varlığını fark etti.

05/11/2009

Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir çocuk, kenara oturduğu otlardan birinin dalında , küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi. Çocuk , bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez diye düşündü; ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi Dakikalar dakikaları kovaladı , saatler geçmeye başladı , ama henüz kelebeğin küçük bedeni o delikten çıkmadı. Sanki , kelebeğin dışarı çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş olabileceğini düşündü. Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış da , artık yapabileceği bir şey kalmamış gibi geldi ona. Bu yüzden , kelebeğe yardımcı olmaya karar verdi: cebindeki küçük çakıyı çıkarıp kozadaki deliği biraz büyütmeye başladı. Böylece , bir-iki dakika içinde kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük , kanatları buruş buruştu. Çocuk kelebeği izlemeye devam etti; çünkü kanatlarının her an açılıp genişleyeceğini ve narin bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu. Ama bunlardan hiçbiri olmadı. Kelebek , hayatinin geri kalanını , kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de , asla uçamadı.

 

Çocuğun bütün iyi niyetine ve yardımseverliğine rağmen anlayamadığı şey , kozanın kisitlayiciliginin ve buna karşılık kelebeğin küçük bir delikten dışarı çıkmak için gereken çabanın , Allah’ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede kozanın kisitlayiciligindan kurtulduğu anda onun uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olduğuydu. Bu gerçeği öğrendiğinde , hayat boyu unutamayacağı bir şey de öğrenmişti: Bazen , hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey , çabalardır. Eğer Allah , hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verseydi , o zaman , bir anlamda sakat kalırdık . Olabileceğimiz kadar güçlenemezdik o zaman . Ve asla uçamazdık..

 

366

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

05/11/2009 - 12:44

Öyleyse Mutlu Olmalıyız

05/11/2009 - 12:39

Kelebeğin hikayesi

05/11/2009 - 12:35

Baba ve Oğlu

24/10/2009 - 18:17

Üç bin akçe değerinde öğüt

24/10/2009 - 18:05

PARMAK ÇOCUK

20/10/2009 - 16:26

Birazdan Kıyamet Başlıyacak

16/10/2009 - 04:03

Bostan ve Gülistandan

15/10/2009 - 23:01

Kılıç sapını kesebilir mi?

12/09/2009 - 13:15

Minik Serçe

10/09/2009 - 13:41

Sihirli Çakmak

10/09/2009 - 13:35

Fareli Köyün Kavalcısı

25/03/2009 - 20:44

Tek Ayaklı Kurşun Asker

25/03/2009 - 20:40

Maymun Peri

25/02/2009 - 14:22

Parmak Çocuk

05/01/2009 - 18:51

Küçük Deniz Kızı

05/01/2009 - 18:48

Kül Kedisi

31/12/2008 - 15:03

Kırmızı Başlıklı Kız

31/12/2008 - 14:56

Küçük Tırtıl

31/12/2008 - 14:41

Uyuyan Güzel

31/12/2008 - 14:38

Meşe Ağacı ile Çoban

31/12/2008 - 14:32

Güzel ve Çirkin

31/12/2008 - 07:46

Çizmeli Kedi

30/12/2008 - 21:39

Sihirli Fasülye

30/12/2008 - 21:37

Çirkin Ördek

30/12/2008 - 21:32

Yedi Kargalar

30/12/2008 - 21:27

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler

kraloyun
Beyzacocuk.net © 2009
Sitedeki resim, yazı ve haberlerin tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Evden Eve Nakliyat